Goblen
diye duvarlara asılmak üzere Fransa’da yapılan Şekilli ve renkli
halılara ve mobilya kumaşlarına denir. Goblen, telleri sayılabilecek
türde kumaş üzerine renkli iplikle yapılan ve çoğu kez bir manzara,
tarihi bir anı veya ünlü ressamların ünlenmiş resminin aktarılması
şeklinde ortaya çıkan bir sanat eseridir.
Hazır sert özel kumaşa basılmış resmin, renklerine uygun mouline
ipliklerle işlenmesi şeklinde olabildiği gibi, düz fakat telleri
sayılabilir kumaş üzerine modelden bakılarak, kumaşa aktarılması
şeklinde yaygın iki yol vardır.
Kraliyet Sanatı olarak Fransa'da ortaya çıkan Goblen, 19. Yüzyılda
Türkiye'ye gelmiş ve son zamanlarda hızla benimsenir olmuştur. 1603’te
Fransa Kralı IV.ncü Henri, Goblen ailesine ait bir binada François de
La Planche ve Marc de Comans namındaki adamlara iki dokuma imalathanesi
kurdurmuştu. Bunların oğulları çok güzel işler dokumuşlardı. 1662’de
Colbert, Goblen’lerin bu binasında saraya mahsus mobilyaları yapmak
üzere bir imalathane tesis ettirdi ki burada saraya ve bilhassa
Versailles (Versay) Sarayı'na mahsus duvar örtüleri, perdeler, kanepe
ve koltuk kumaşları gibi dokumalar yapılıyordu. Bu atölyeler bilahare
büyütüldü ve çalışan işçilerin adedi artırıldı. Meşhur sanatkâr Le Brun
buraya müdür tayin olunarak 1662’den 1690 tarihine kadar bu vazifeyi
gördü. Le Brun bilhassa bu atölyelerin dahili teşkilatı ile uğraştı ve
birçok güzel eserler meydana gelmesine amil oldu, fakat bütün bu
muvaffakiyetler sarayın parasına mütevakkıftı. Kralın parası sayesinde
fevkalade Goblen işleri yapıldı. Fakat para azalınca imalathanenin
yaptığı işler de azaldı ve o zaman imalathane dışarı için iş yapmaya
mecbur oldu. Le Brun ve onun çalışma arkadaşları ilk imalatın bütün
karton modellerini yaptılar. Bunlar içinde meşhur mevzular, mevsimler,
Meleagre’ın avları, kralın hayatı, İskender’in hayatı gibi Şekillerdir.
Diğer muktedir sanatkarların yaptığı bazı mevzular da vardı ki bunlar
içinde havari Yunun hayatı, Rafael’in Şekillerinden Vatikan’ın odaları
ve yine Rafael’in ve Le Brun’ün eserlerinden Konstantin’in hayatı gibi
mevzular vardır. Ressam Roussini’nin Musa’nın hayatı, N. Coypel’in
İlahların Zaferi ve Ch. Cpypel’in Don Quichotte’un hayatı gibi mevzulu
eserler de meşhurdur. XV. Louis zamanındaki mevzular sahraidir. O
zamanki tablolar gibi duvar örtülerinde de ağaçlar, yeşillikler,
periler ve aşk timsali amorlar resmolunmuştur. Ondan sonra büyük
üstatların tablolarının aynını yapmak modası zuhur etmiştir ki bu bir
hata idi. Bir tablodaki binlerce rengi, boyalı ipliklerle halı ve
dokuma üzerine işlemek çok güçtü. Bu tarz sonraları terk olundu ve L.
O. Merson, Puvis de Chavannes ve Cazin gibi büyük ressamlara yaptırılan
basit renkli modeller numune tutularak çok güzel eserler vücuda
getirildi.
Goblen;
kralların sanatı olarak bilinmektedir. Bu nitelemeyi, başta ortaya
çıkış şeklinden almaktadır. 17. yüzyılda Avrupa saraylarında sarayların
dışı gibi içi de görkemli döşenirdi. Sarayın halılarından kapılarına,
perdelerine, koltuklarına kadar her bir eşyada krallığa yakışır bir
stil, ihtişam aranırdı. Bu zamanda dekorasyon, en ihtişamlı devirlerini
yaşamıştır denebilir. Duvarlardaki Şekil ve tasvirler, koltukların yüz
işlemeleri, perdeler, goblen denilen bu sanatın doğuşunu ortaya
koymuştur.
1662
yılında Fransa’da sarayın bu ihtiyaçları için özel bir imalathane
kurulmuştur. Bu imalathane, GOBELİNS adında bir ailenin sahip olduğu
köşkte bulunduğu için ismini buradan almıştır. İmalathaneyi kuran kişi
de Colbert’tir. Colbert, Kral 14. Luis için çalışmalarına burada
başlamıştır. Yapımı Sabır Gerektiriyor Colbert ve Le Brun, 1667 de
Kraliyet Mobilyaları Üreticisi fermanını aldıktan sonra, faaliyet
alanlarını genişleterek, çeşitli imtiyazlar elde etmişlerdir. Colbertin
ölümünden sonra idari çekişmeler ve savaş yüzünden fabrika kapanmıştır.
Fakat Le Brunün bu sanat üzerindeki hakimiyeti 30 yıl sürmüştür.
Goblen eserlerinin kronolojik sıralamasını yapmak anlamlı olmamaktadır.
Eserlerin hazırlanması çok uzun yıllar sürmektedir. Örneğin Don
Kişot’un Hikayesi adlı eserin tamamlanması 80 yıl sürmüştür. Bazı
eserler de tekrar tekrar tezgaha konmuştur. Bu nedenle eserleri özgün
karakterlerine göre gruplandırmak daha doğru olacaktır. İlk dönemde;
İtalyan freskleri uyarlanmıştır ki, en orijinal çalışmalar bunlardır.
Sonraki dönemde; Le Brun geleneğinde, dekoratif kompozisyonlar,
mitolojik ve dini konular ve güncel tarih konularının işlenmesi üzerine
kuruludur. 18.Yüzyılda, goblen üstatları, grotesk sanat ve türevlerini
konu almışlardır. 18.Yüzyılın sonlarında ise, eserler, sanatsal bir
fakirlik ve taklit kurbanı olmaktan kurtulamamıştır. Ancak 19. yüzyıl
başında; Claude Monet gibi ressamların katılması, bir canlılık
getirmiştir. 20.Yüzyılda Gulliaume Janneau, eski denenmiş usullere
dönmüş, renklerde ve tonlarda sayıyı azaltarak, goblen halıcılığında
yeni bir çığır açmıştır. Goblen, üretiminde, büyük halı tezgahlarına
benzer tezgahlar kullanıma gelmiştir. Ünlü goblen örnekleri duvar için
yapılmış tablo-halılar şeklinde Louvre, Versailles, Musee de Bruksels,
Musee de Angers de bulunmaktadır.
Ülkemize 19. yüzyılda giren bu sanat, daha çok batılı diplomatlar ve
azınlıklar yolu ile gelmiştir. Goblen; günümüzde, ev ve işyerleri için
tablo, koltuklar ve puflar için kaplama kumaşı olarak, koltuk ve
kanepeler için şal olarak kendisini göstermektedir. Bu gün gelişen ev
tekstili sektörü alanında goblen sanatının önemli bir geleceği vardır.
Ancak, işlenmesinin zaman ve sabır gerektirmesi, malzemenin pahalı
olması, yaygınlaşmasının önüne geçmiştir. Gelir ve kültür düzeyi yüksek
kişilerin daha çok özel zevkleri için ürettikleri bir ürün olmuştur.
İşlenmesinin dikkat ve sabır gerektirmesi, seri üretim yapılmasını
engellemektedir.